Bence dünyanın en önemli şeyi.Aç ve susuz yaşamak nasıl mümkün değilse arkadaşsız yaşamakta öyle bence.Düşünsenize dünyada sadece siz varsınız arkadaşlarınız yok.Püff çok sıkıcı.
İşte benim de tabiki kötü günlerimde yanımda olup bana destek olan arkadaşlarım var.Okulda en sevdiğim akadaşlarım (aslında ayrım yapmak istemiyorum ama)Gökçe,Öykü,Samet ve Melis.Gökçeyle kardeş gibiyiz.Öyküyle ikiz.Sametle kavga ediyoruz ama yinede iyiyiz.Ama melis çoooook farklı çok garip ama her şeyimiz farklı olmasına rağmen anlaşıyoruz.(arada sırada oluyo kavgalar tabii)(:
Neyse yinede ne kadar kavga edersek edelim onları çok seviyorum iyi ki varsınız.
9 Mart 2010 Salı
6 Şubat 2010 Cumartesi
Zeynep'in Annesi Olmak Demek
Zeynep'in annesi olmak hiç ummadık zamanlarda ummadık süprizlerle karşılaşmak demek.
Bir önceki doğumgünü kutlama yazısını okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
2 Şubat benim doğumgünümdü,fakat doğumgünümün olduğu hafta kızım babasında olacaktı ve biz birlikte geçiremeyecektik,bunu günler öncesinden farkedip bana ,kendi biriktirdiği harçlıklarla çok güzel bir kartpostal alıp içine de o yazıdaki cümleleri yazmış.Doğumgünüm'de beni aradı ve kartpostalı sakladığı yeri söyledi ve okumamı istedi,okuduktan sonra da bloğuna yazmamı istedi .Ana kız paylaşmadan duramıyoruz :)
Bende bütün hafta çok yoğun olduğumdan gece cok geç saatlerde gelip erkenden yola çıktığımdan yazısına herhangi bir cevap yazamamıştım.Şimdi bu vesileyle buradan ona hem tsk edip hem de bir annenin onun gibi bir kızı olmasınının ne demek olduğunu dünya aleme anlatmak istiyorum :)
Zeynep'in annesi olmak demek,okul,ders gibi konuları hiç problem etmemek demek.Çünkü ben bilirim ki kızım ben hiçbirşey demeden ödevlerini yapar,derslerini çalışır hatta dersi olmayan ileri sınıf sorularını da çözer.
Zeynep'in annesi olmak demek işten dolayı eve geç geldiğinde kızının seni anlayışla karşılayacağını bilmek demek.Bu işe başladığımdan beri çoğu akşam eve geç gelmeme rağmen bir kez olsun bile mızmızlanmamış,tam tersi iş mailime attığı gün içerisindeki e-postalarla moralimi düzeltmeye çalışmıştır.
Zeynep'in annesi olmak demek her türlü konuyu onunla konuşabilmek demek.Onun yaşını aşan konularda bile bildikleri ve fikir yürütmesi beni artık hayretler içerisinde bırakmıyor.Bana iş yaşamımla ilgili taktikler bile veriyor dersem inanırmısınız?
Zeynep'in annesi olmak demek sizi hiç kıskanmayan,sürekli sizin mutlu olmanızı isteyen,sizinle her yere gelen bir arkadaşa sahip olmak demek.Artık alışverişe çıkmak için herhangi bir arkadaşımın müsait olmasını beklemiyorum.Takıyorum kızımı koluma ,çıkıyorum alışverişime :)Bana yakışanı yakışmayanı o kadar iyi biliyor ki tezgahtar bayanlar bile şaşırıp kalıyor.O benim modacım :)
Zeynep'in annesi olmak demek daha çoooook şeyler demek.Yazılara sığmaz,tarif edilemeyen mutluluk demek,sürekli özlemek,taa derinlerde kalbinde bitmek tükenmek bilmeyen sevgiyle,şefkatle bir insanı düşünmek,aklına geldiği anda yüzünde anlaşılmaz bir gülümse meydana gelmesi ve onu düşündüğün anda tüm sıkıntılarını,streslerini unutmak demek,eve gittiğinde sana minik elleriyle birinin masaj yapması demek,o zeytin karası gözlerine bakmaya doyamamak demek,o baldan tatlı yanaklarını hiç bir zaman istediğin kadar ve istediğin sayıda öpememek demek,o tatlı sesini ben özlediğimde dinlerim diye kaydettiği bilgisayardan dinlemek demek....
Seni çok ama çok seviyorum benim güzel kızım.Ömrüm boyunca beni bu kadar düşünen bir başka biri daha olmamıştır belki de ,olsa bile bu kadar güzel ifade eden ,gösteren olmamıştı buna eminim.
Ama yanlış anlama seni bütün bunlar ,bu yaptıkların için DEĞİL,seni SEN OLDUĞUN için seviyorum çocuğum,hiç bir sey yapmasan bile seni çok severdim aşkım.Tamam yaptıkların beni mutlu ediyor bunu inkar edemem ama o küçük omuzlarına bu kadar sorumluluk yüklenmesi,bu minik yaşında bu kadar düşünceli olman beni endişelendirmiyor da değil.Doya doya çocukluğunu yaşamanı ve çok mutlu olmanı,her zaman senin yanında olduğumu bilmeni,seni mutlu etmek için elimden geleni yaptığımı ve bundan sonra da yapacağımı bilmeni istiyorum.
Seni çok seven,sana aşık,sana hayran ömrünün yettiği sürece seni öpmeye çalışacak olan annen,Sevilay.
Bir önceki doğumgünü kutlama yazısını okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır.
2 Şubat benim doğumgünümdü,fakat doğumgünümün olduğu hafta kızım babasında olacaktı ve biz birlikte geçiremeyecektik,bunu günler öncesinden farkedip bana ,kendi biriktirdiği harçlıklarla çok güzel bir kartpostal alıp içine de o yazıdaki cümleleri yazmış.Doğumgünüm'de beni aradı ve kartpostalı sakladığı yeri söyledi ve okumamı istedi,okuduktan sonra da bloğuna yazmamı istedi .Ana kız paylaşmadan duramıyoruz :)
Bende bütün hafta çok yoğun olduğumdan gece cok geç saatlerde gelip erkenden yola çıktığımdan yazısına herhangi bir cevap yazamamıştım.Şimdi bu vesileyle buradan ona hem tsk edip hem de bir annenin onun gibi bir kızı olmasınının ne demek olduğunu dünya aleme anlatmak istiyorum :)
Zeynep'in annesi olmak demek,okul,ders gibi konuları hiç problem etmemek demek.Çünkü ben bilirim ki kızım ben hiçbirşey demeden ödevlerini yapar,derslerini çalışır hatta dersi olmayan ileri sınıf sorularını da çözer.
Zeynep'in annesi olmak demek işten dolayı eve geç geldiğinde kızının seni anlayışla karşılayacağını bilmek demek.Bu işe başladığımdan beri çoğu akşam eve geç gelmeme rağmen bir kez olsun bile mızmızlanmamış,tam tersi iş mailime attığı gün içerisindeki e-postalarla moralimi düzeltmeye çalışmıştır.
Zeynep'in annesi olmak demek her türlü konuyu onunla konuşabilmek demek.Onun yaşını aşan konularda bile bildikleri ve fikir yürütmesi beni artık hayretler içerisinde bırakmıyor.Bana iş yaşamımla ilgili taktikler bile veriyor dersem inanırmısınız?
Zeynep'in annesi olmak demek sizi hiç kıskanmayan,sürekli sizin mutlu olmanızı isteyen,sizinle her yere gelen bir arkadaşa sahip olmak demek.Artık alışverişe çıkmak için herhangi bir arkadaşımın müsait olmasını beklemiyorum.Takıyorum kızımı koluma ,çıkıyorum alışverişime :)Bana yakışanı yakışmayanı o kadar iyi biliyor ki tezgahtar bayanlar bile şaşırıp kalıyor.O benim modacım :)
Zeynep'in annesi olmak demek daha çoooook şeyler demek.Yazılara sığmaz,tarif edilemeyen mutluluk demek,sürekli özlemek,taa derinlerde kalbinde bitmek tükenmek bilmeyen sevgiyle,şefkatle bir insanı düşünmek,aklına geldiği anda yüzünde anlaşılmaz bir gülümse meydana gelmesi ve onu düşündüğün anda tüm sıkıntılarını,streslerini unutmak demek,eve gittiğinde sana minik elleriyle birinin masaj yapması demek,o zeytin karası gözlerine bakmaya doyamamak demek,o baldan tatlı yanaklarını hiç bir zaman istediğin kadar ve istediğin sayıda öpememek demek,o tatlı sesini ben özlediğimde dinlerim diye kaydettiği bilgisayardan dinlemek demek....
Seni çok ama çok seviyorum benim güzel kızım.Ömrüm boyunca beni bu kadar düşünen bir başka biri daha olmamıştır belki de ,olsa bile bu kadar güzel ifade eden ,gösteren olmamıştı buna eminim.
Ama yanlış anlama seni bütün bunlar ,bu yaptıkların için DEĞİL,seni SEN OLDUĞUN için seviyorum çocuğum,hiç bir sey yapmasan bile seni çok severdim aşkım.Tamam yaptıkların beni mutlu ediyor bunu inkar edemem ama o küçük omuzlarına bu kadar sorumluluk yüklenmesi,bu minik yaşında bu kadar düşünceli olman beni endişelendirmiyor da değil.Doya doya çocukluğunu yaşamanı ve çok mutlu olmanı,her zaman senin yanında olduğumu bilmeni,seni mutlu etmek için elimden geleni yaptığımı ve bundan sonra da yapacağımı bilmeni istiyorum.
Seni çok seven,sana aşık,sana hayran ömrünün yettiği sürece seni öpmeye çalışacak olan annen,Sevilay.
3 Şubat 2010 Çarşamba
Annecim Doğumgünün Kutlu Olsun
Hayat sensiz bir yalan
Sen her sabah doğan güneşim
Her gece batan ayım,yıldızım
Balım,çiçeğimsin.
Hiçbirşeye değişemem seni
Hiçbirşeye değişemem bu rüyayı
Seni cümlelere sığdıramam
Çok şişmansın :)
Ama kitaplara da olmaz
Çünkü sevgin anlatılamaz.
Hayat kaynağım,yaşama sebebimsin
Kağıda seni dökemem
Kağıt kaldıramaz hemen yırtılır :)
Neyse espriler bir yana sen bir çiçeksin.Ben senin yaprağın,benim çocuğum yani senin torunun da tohumun olacak inşallah.
Sürekli öpmeye çalıştığın ama öpemediğin çok akıllı kızın Zeynep :)
Sen her sabah doğan güneşim
Her gece batan ayım,yıldızım
Balım,çiçeğimsin.
Hiçbirşeye değişemem seni
Hiçbirşeye değişemem bu rüyayı
Seni cümlelere sığdıramam
Çok şişmansın :)
Ama kitaplara da olmaz
Çünkü sevgin anlatılamaz.
Hayat kaynağım,yaşama sebebimsin
Kağıda seni dökemem
Kağıt kaldıramaz hemen yırtılır :)
Neyse espriler bir yana sen bir çiçeksin.Ben senin yaprağın,benim çocuğum yani senin torunun da tohumun olacak inşallah.
Sürekli öpmeye çalıştığın ama öpemediğin çok akıllı kızın Zeynep :)
2 Ocak 2010 Cumartesi
Zeyneple İlgili Anekdotlar Serisi 7
02 Ekim 2004 (43 gün sonra 4 yasında oluyorsun)
Biraz evvel seninle beraber kahvaltı yapıyorduk.Masada elimi tuttun ve bana şöyle dedin:
''Anne,çocuk büyütme konusunda çok başarılısın'. Bu sözlerin tabi ki çok hoşuma gitti,tam mest olmaya hazırlanırken devamında şunları da söyledin : 'Mükemmel anne diye buna derler işte'.Ben tabi mutluluktan sarhoş :)
10 Şubat 2005
Bugün eve gelirken Acıbadem caddesi üzerinde yeni açılan bir kebapçıya uğradım.Çok güzel soğuk mezeler vardı,onlardan karışık bir paket yaptırdım.Eve gelince hemen sana bir tabak hazırladım ve seni çağırdım.Sen değişik mezeleri görünce çok sevindin.Tabağını alıp içeriye çizgifilmini seyretmeye giderken 'İşte böyle,insan hayatın tadını çıkarmayı bilmeli!' dedin.Şimdi sen indigo çocuk degil de nesin?Benim akıllı,güzel,çok bilmiş yawrum.
Biraz evvel seninle beraber kahvaltı yapıyorduk.Masada elimi tuttun ve bana şöyle dedin:
''Anne,çocuk büyütme konusunda çok başarılısın'. Bu sözlerin tabi ki çok hoşuma gitti,tam mest olmaya hazırlanırken devamında şunları da söyledin : 'Mükemmel anne diye buna derler işte'.Ben tabi mutluluktan sarhoş :)
10 Şubat 2005
Bugün eve gelirken Acıbadem caddesi üzerinde yeni açılan bir kebapçıya uğradım.Çok güzel soğuk mezeler vardı,onlardan karışık bir paket yaptırdım.Eve gelince hemen sana bir tabak hazırladım ve seni çağırdım.Sen değişik mezeleri görünce çok sevindin.Tabağını alıp içeriye çizgifilmini seyretmeye giderken 'İşte böyle,insan hayatın tadını çıkarmayı bilmeli!' dedin.Şimdi sen indigo çocuk degil de nesin?Benim akıllı,güzel,çok bilmiş yawrum.
Zeyneple İlgili Anekdot Serisi 6
Benim akıl küpü çocuğum ,seninle ilgili o kadar çok ilginc ve güzel notlar almışım ki hangi birisini yazacagımı sasırıyorum.Aralarından birkaç tanesini daha yazmaya çalışacağım :
14 Agustos 2004
Ütü yapıyordum,sen de yanıma gelip 'Anne,seni seyredebilirmiyim?' dedin tatlı tatlı.Ben de 'Boşver yavrum,burada canın sıkılır,git istersen çizgi film seyret' dedim.Sen ise bana dönüp 'Annemi gördüğüm zaman benim canım hic sıkılmaz' dedin.Tabi bu lafların beni mest etti,nereden buluyorsun bu güzel sözleri canım yawwrum.
20 Agustos 2004
Az önce sana yemek yediriyordum mutfak masasında.Aramızda geçen dialog şu şekilde:
Ben : 'Kızım,yemek güzel olmuş mu ?'
Zeynep: 'Fena değil,orta'
Ben: 'Ne yani beğenmedin mi ?'
Zeynep : 'Şimdi çok güzel olmuş diyeceğim,inanmayacaksın'
Ben : ?? :)))
Benim büyümüş de küçülmüş bıdık yawwrum.
05 Eylül 2004 (Yavaş yavaş 4 olmak üzeresin )
Yatakta kitap okuyordum gene.Sen yanıma gelerek : 'Anne,tamam kitap okuman çok güzel birşey ama benimle oynamanı ve sadece benimle ilgilenmeni rica ediyorum.Lütfen senden tek istedigim bu'.Sonra devamında 'Birde bu dediklerimi yazmanı istiyorum,yaz,ondan sonra da oynayalım' dedin.Dediklerini yazdım benim akıllı yawrum.Şimdi seninle oynayabiliriz.
14 Agustos 2004
Ütü yapıyordum,sen de yanıma gelip 'Anne,seni seyredebilirmiyim?' dedin tatlı tatlı.Ben de 'Boşver yavrum,burada canın sıkılır,git istersen çizgi film seyret' dedim.Sen ise bana dönüp 'Annemi gördüğüm zaman benim canım hic sıkılmaz' dedin.Tabi bu lafların beni mest etti,nereden buluyorsun bu güzel sözleri canım yawwrum.
20 Agustos 2004
Az önce sana yemek yediriyordum mutfak masasında.Aramızda geçen dialog şu şekilde:
Ben : 'Kızım,yemek güzel olmuş mu ?'
Zeynep: 'Fena değil,orta'
Ben: 'Ne yani beğenmedin mi ?'
Zeynep : 'Şimdi çok güzel olmuş diyeceğim,inanmayacaksın'
Ben : ?? :)))
Benim büyümüş de küçülmüş bıdık yawwrum.
05 Eylül 2004 (Yavaş yavaş 4 olmak üzeresin )
Yatakta kitap okuyordum gene.Sen yanıma gelerek : 'Anne,tamam kitap okuman çok güzel birşey ama benimle oynamanı ve sadece benimle ilgilenmeni rica ediyorum.Lütfen senden tek istedigim bu'.Sonra devamında 'Birde bu dediklerimi yazmanı istiyorum,yaz,ondan sonra da oynayalım' dedin.Dediklerini yazdım benim akıllı yawrum.Şimdi seninle oynayabiliriz.
Zeyneple İlgili Anekdot Serisi5
Yawwrum ,aşkım,çiçeğim,bebişim ,
yine sensiz bir cumartesi günü ve ben hastayım,evde sabahtan beri tembel tembel yatıp duruyorum (yatıp duruyorum dedigime bakma,bir kitap bitirdim,arada kalktım dans ettim senin sevdigin müzikler eşliginde;hadise'nin sarkılarında :),birazdan da proje yönetimi kitabından bir chapter okumayı düsünüyorum).Sonra dedim ki böyle boş boş duracagıma benim güzeller güzeli prensesimin küçüklük anılarını yazmaya devam edeyim.Evet sevgili dostlar,kaldıgımız yerden devam ediyoruz :)
27 Nisan 2004 (3,5 yasındasın),anı defterime şunları yazmışım:
Yawrum,bu sabah çok tatlıydın.Yavaş yavaş uyanırken elini kafamın üzerine koyup saçlarımla oynamaya başladın ve birden gözlerini açtın.Yanında beni gördüğün için çok mutlu oldun ve gülerek 'Günaydın anneciğim,seni çok seviyorum' dedin.Ben de 'Ahh canım yawrum' dedim.Sonra sen 'Anne ,bunu yazacakmısın?' diye sordun.Ben de 'Yazarım kızım' dedim.Sen 'Hayır anne,bunu yazma.Bu basit birşey' dedin.Benim senin için bir defter tuttugumu ve bana ilginc gelen sözlerini yazdıgımı biliyordun çünkü.Sonra dönüp şöyle dedin : 'Ama bu söylediğimi yazabilirsin'...
05 Mayıs 2004(Hala 3.5 yasındasın :))
ARamızda geçen bir konuşmayı şu şekilde not almışım :
Ben : 'Kızım ,odanı toplarmısın?'
Zeynep:'Anne odamı toplamak benim görevim degil!'
Ben : 'Kızım,ben kendi odamı toplayacagım,simdi sen de kendininkini topla lütfen!'
Zeynep : 'Tamam elimden geleni yapacagım ama bu konuda yetenekli değilim'
Ben : '! ?? :)'
21 Mayıs 2004 (Hala 3.5 )
Zeynep'in çenesi düşmüştür,konuşur da konuşur.Bunun üzerine Mehmet amcası ona takılır :'Zeynep çok konusuyorsun yaa'.
Zeynep iki eline beline koyup : 'Çok konuşuyorum ama boş konuşmuyorum!'
yine sensiz bir cumartesi günü ve ben hastayım,evde sabahtan beri tembel tembel yatıp duruyorum (yatıp duruyorum dedigime bakma,bir kitap bitirdim,arada kalktım dans ettim senin sevdigin müzikler eşliginde;hadise'nin sarkılarında :),birazdan da proje yönetimi kitabından bir chapter okumayı düsünüyorum).Sonra dedim ki böyle boş boş duracagıma benim güzeller güzeli prensesimin küçüklük anılarını yazmaya devam edeyim.Evet sevgili dostlar,kaldıgımız yerden devam ediyoruz :)
27 Nisan 2004 (3,5 yasındasın),anı defterime şunları yazmışım:
Yawrum,bu sabah çok tatlıydın.Yavaş yavaş uyanırken elini kafamın üzerine koyup saçlarımla oynamaya başladın ve birden gözlerini açtın.Yanında beni gördüğün için çok mutlu oldun ve gülerek 'Günaydın anneciğim,seni çok seviyorum' dedin.Ben de 'Ahh canım yawrum' dedim.Sonra sen 'Anne ,bunu yazacakmısın?' diye sordun.Ben de 'Yazarım kızım' dedim.Sen 'Hayır anne,bunu yazma.Bu basit birşey' dedin.Benim senin için bir defter tuttugumu ve bana ilginc gelen sözlerini yazdıgımı biliyordun çünkü.Sonra dönüp şöyle dedin : 'Ama bu söylediğimi yazabilirsin'...
05 Mayıs 2004(Hala 3.5 yasındasın :))
ARamızda geçen bir konuşmayı şu şekilde not almışım :
Ben : 'Kızım ,odanı toplarmısın?'
Zeynep:'Anne odamı toplamak benim görevim degil!'
Ben : 'Kızım,ben kendi odamı toplayacagım,simdi sen de kendininkini topla lütfen!'
Zeynep : 'Tamam elimden geleni yapacagım ama bu konuda yetenekli değilim'
Ben : '! ?? :)'
21 Mayıs 2004 (Hala 3.5 )
Zeynep'in çenesi düşmüştür,konuşur da konuşur.Bunun üzerine Mehmet amcası ona takılır :'Zeynep çok konusuyorsun yaa'.
Zeynep iki eline beline koyup : 'Çok konuşuyorum ama boş konuşmuyorum!'
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)